Vücudunuzdaki yağ hücrelerinin anormal bir şekilde büyümesi veya çoğalması durumu sonucunda kollarınız, bacaklarınız veya kalçalarınızda yağ birikimi meydana gelir. Bu duruma lipödem denir. Bu rahatsızlık genellikle genetik yatkınlık varsa ortaya çıkar. Ergenlik, hamilelik veya doğum kontrol hapları gibi hormonal değişikliklere sebep olan bu etmenler, lipödem oluşmasını tetikleyebilir.
Lipödem çoğunlukla kadınlarda görülür. Bu rahatsızlığı evde anlayabilmek için ödemli bölgelere parmağınızla bastırın. Ödeme baskı yaptığınızda çöküntü olmuyorsa, ağrı ve hassasiyet hissediyorsanız, deriniz kolaylıkla morarıyorsa, kilo kaybı olmasına rağmen şişkinlikler devam ediyorsa, bu hastalığa sahip olma olasılığınız var. Kesin teşhisve tedavi için mutlaka doktorunuz ile görüşmelisiniz.
Lipödem halk arasında ağrılı yağlanma sendromu veya ağrılı selülit olarak da bilinir. Teşhis konulan hastaların neredeyse tamamı kadındır. Hormonal değişiklikler bu hastalığı tetikler. Dolayısıyla hastalık, ilk hormonal değişikliklerin yaşandığı ergenlik döneminden itibaren kendini gösterebilir. Bu hastalığın başlıca belirtileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Lipödem belirtileri regl dönemi, hamilelik, ergenliğe geçiş gibi hormonal değişikliklerin üst seviyede olduğu dönemlerde artabilir. Ancak bildiğiniz gibi her hastanın vücut yapısı farklıdır. Dolayısıyla belirtiler ve belirtilerin şiddetleri kişiden kişiye farklılaşabilir.
Lipödem rahatsızlığının sebepleri tam olarak bilinmese de yapılan araştırmalar sonucunda aşağıdaki sebeplerin vücudunuzda ağrılı selülit oluşmasında etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Eğeraile üyelerinizde lipödem rahatsızlığına sahip olan varsa, sizin de bu hastalığa sahip olma olasılığınız bulunuyor. Bu yüzden şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden doktorunuza danışmalısınız.
Kadınlar hayatları boyunca pek çok farklı hormonal değişikliği deneyimler.Bu hormonal değişikliklerden bazıları: ergenlik, doğum, emzirme, menopoz, doğum kontrol ilaçlarının kullanımı. Bu hormonal değişiklikler lipödem rahatsızlığını tetikleyebilir.
Bağ dokusu, vücudunuzu ve dokularınızı bir arada tutan yapıdır. Bağ dokusunda meydana gelen bir bozukluk, vücudunuzda lipödem oluşumuna sebep olabilir.
Kılcal veya lenf damarlarınızda meydana gelen bazı sorunlar ağrılı selülit başlangıcına sebep olabilir. Örneğin; kılcal damarlarınızdaki hasarlar cildin alt bölgelesinde morarma hatta kanama meydana gelmesine sebep olabilir.
Her ne kadar bu rahatsızlığın kesin sebepleri tam olarak bilinmese de yapılan araştırmalarda lipödem hastalarının metabolizma süreçlerinde bozukluk olduğu gözlemlenmiştir.
Lipödem evreleri, hastalığın şiddetinin tanımlanması ve yağ birikim miktarını anlaşılması için sınıflara ayrılmıştır. Evreler aşağıdaki gibi özetlenebilir:
Evre I:
Bu evrede hastalık hafif seyreder ve lipödem başlangıcı olarak adlandırılır. Deri normal bir görüntüye sahiptir. Ancak dokunduğunuzda yağ birikimini hissedebilirsiniz. Ayrıca, yağ birikimi olan bölgelerde hassasiyet, ağrı ve ödem gibi belirtileri gözlemleyebilirsiniz.
Evre II:
Bu evre, orta düzey lipödem evresi olarak bilinir. Bu evrede, vücudunuzdaki yağ birikimi daha belirgin bir durumdadır. Dokunduğunuzda inci tanesi büyüklüğündeki yağ birikimlerini elinizle hissedebilirsiniz.
Evre III:
Üçüncü evre, hastalığın belirtilerinin ve şiddetinin ağırlaştıği evredir. Geniş kitleye ulaşan yağ birikimleri vücudunuzda şekil bozuklukluklarına sebep olmaya başlamıştır. Ayrıca bu evrede ağır ödem ve eklemlerdeki ağrılarınız dolayısıyla hareketleriniz kısıtlanmaya başlar.
Evre IV:
Lipödem en ağır dördüncü evrede seyreder. Bu süreçte yağ dokusu çok belirgindir ve çok geniş bir alana yayılmıştır. Ödem, hassasiyet ve hareket kısıtlılığı çok daha fazladır. Ayrıca bu evrede, hastalığa lenfödem de eklenir. Sonuç olarak, lenfödem ile birlikte doku sarkmaları meydana gelir ve bu duruma lipolenfödem denir.
Lipödem nedenleri kesin olarak bilinmediği gibi günümüzde henüz kesin bir tedavi yöntemi de bulunmamaktadır. Günümüz koşullarında lipödem tedavisi, hastalığın belirtilerini ve şiddetini hafifletmeye yöneliktir. Ameliyatlı ve ameliyatsız lipödem tedavisi, yeni yöntemler ve farmakolojik müdaheleler için çalışmalar devam ederken, mevcut tedavi yöntemleri aşağıdaki gibi listelenebilir:
Kas dokusunu artırmak ve kan dolaşımını desteklemek için doktorunuz uygun lipödem egzersizleri listesi oluşturabilir. Bu süreçte lipödem ile başa çıkmak en temel noktadır. Bu yüzden fizik tedavi veya egzersiz talimatlarına mutlaka uymalısınız.
Lipödem ameliyatı aslında liposuction yani yağ emme tekniğidir. Bu teknikte, ameliyat öncesi anestezi uygulanır. Uygulama sırasında yağ dokusu olan bölgelere metal boru yardımıyla liposuction işlemi uygulanır. Bu işlem özellikle belirtileri ağır seyreden hastalara uygulanır.
Ödem ve şişkinliğinizi azaltmak için doktorunuzun talimatlarıyla fizyoterapistiniz manuel lenf drenajı yöntemiyle, yağ dokusu olan bölgelere masaj yapabilir.
Ödem kontrolüne destek olmak için doktorunuz basınçlı çoraplar ya da giysiler giymenizi tavsiye edebilir. Doktorunuzun tavsiyesi dışında kesinliklikle basınçlı giysiler giymemeniz gerektiğini unutmamalısınız.
Sağlıklı beslenerek kilo kontrolü sağlayabilir, inflamasyonu azaltabilirsiniz. Lipödem diyeti temelde hayvansal, katkılı yiyeceklerden, rafine şeker ve işlenmiş karbonhidratlardan uzak durularak yapılan, bitki veya sebze ağırlıklı beslenerek sürdürülen bir diyettir.
Doktorunuz genel sağlık durumunuz, kullandığınız ilaçlar ve daha farklı faktörlere göre ilaç tedavisi önerebilir. Bu ilaçlar hastalığın sebep olduğu ağrıları ve oluşan ödemleri azaltmaya yönelik olacaktır. Lipödem beslenme biçiminize bağlı olarak kimi zaman daha hafif seyredebilir.
Lipödem, genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler, bağ ve damar dokuları bozuklukları, metabolik sebepler ve henüz bilinmeyen sebeplerden ötürü oluşabilen bir rahatsızlıktır. Bu hastalıkta, kalçalarınızda, bacaklarınızda veya kollarınızda anormal bir şekilde büyüyen veya çoğalan yağ dokularına rastlarsınız. Bu yağ dokuları ilk evreden itibaren ağrılı ve hassastır.
Hastalığın ilerleyen evrelerinde hastanın hareketleri kısıtlanır ve şiddetli ağrılar gözlemlenebilir. Liposuction, ilaç tedavisi, egzersiz, sağlıklı beslenme ve basınçlı giysiler uygulanan tedavi yöntemleri arasında yer alsa da bu hastalığın kesin bir tedavisi henüz bulunmamaktadır.
Lipödem hangi doktor bakar sorusuna karşılık tekbir branş yönlendirmesi yapılamaz. Vasküler cerrah (kalp ve damar cerrahisi), plastik cerrah, diyetisyen, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları bu hastalığın tanı ve tedavisinde rol oynar.
Her tedavi yöntemi kendi içinde bazı riskler barındırır. Lipödem ameliyatı riskleri aşağıdaki gibi listelenebilir:
Lipödem ameliyatı zaman zaman bazı kesimler tarafından tehlikeli olarak anlatılır. Ancak, alanında uzman doktorlar tedaviyi doğru bir şekilde yürüttüğü sürece bu işlem ciddi riskler barındırmaz.
Bacaklarınızda, kalçanızda veya kollarınızın iç bölgelerinde anormal bir şekilde büyüyen yağ kitleleri varsa, bu kitlelerde hassasiyet ve ağrı varsa, vücudunuz kolaylıkla morarmaya başladıysa lipödem olma riskiniz bulunuyor. Doğru tanı ve tedavi yöntemi için mutlaka doktorunuz ile görüşmelisiniz.